Hava Durumu

UTTS Doğru Kullanılırsa Korsan Belirli Bir Ölçüde Engellenebilir

Haber Giriş Tarihi: 13.02.2025 08:10
Haber Güncellenme Tarihi: 13.02.2025 08:10
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.haberulasim.com/
UTTS Doğru Kullanılırsa Korsan Belirli Bir Ölçüde Engellenebilir

2025 YILI YATIRIM PLANLARIMIZI TAMAMLADIK
2024 yılı, beklenmedik yoğunluklar ve durgunluklarla dalgalı bir yıl olarak geçti ancak bu değişken koşullara rağmen planladığımız iş hacmini gerçekleştirmeyi başardık. Özellikle Antalya’da uçak rötarları nedeniyle bazı sıkıntılar yaşadık ancak bu tür zorluklara hızlıca adapte olmayı başardık. Yıl içerisinde filomuzu güçlendirmek ve hizmet kalitemizi artırmak adına yatırımlarımızı sürdürdük. Bu kapsamda MAN Lion’s Coach, Mercedes Benz Vito ve Volkswagen Crafter alımları gerçekleştirdik. 2025 yılı için de planlarımız arasında araç yatırımlarımızı sürdürmek bulunuyor. Sektördeki ihtiyaçlara ve müşteri taleplerine göre önümüzdeki yıl için yeni yatırımlar yapmayı değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda hizmet kalitemizi daha da ileri taşımak ve sektördeki liderliğimizi pekiştirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

VİZE SÜREÇLERİNDEKİ SORUNLARA ACİLEN EL ATILMALI
Hem yurt içinde hem yurt dışından gelen turistlere hizmet vermekteyiz. Ayrıca buradan yurt dışına da turist taşımaktayız. Bu sene yurt dışına yapılan seferlerde belirli bir büyüme yaşanacağını öngörüyoruz ancak bu büyümeyi kısıtlayan en önemli sorunlardan biri vize konusu. Kaptanlarımıza ticari vize alıyoruz ama bu vizeler normal turistik vizelerle aynı şartlara sahip, aynı değerlendirmeye ve süreçlere tabii. Dolayısı ile randevu almakta yaşanan sıkıntı bu anlamda operasyonel süreçlerimizi zorlaştırmakta ve sektördeki iş hacmini olumsuz etkileyebilmektedir. Vize süreçlerinin özellikle ticari amaçlarla seyahat eden kişiler için daha hızlı ve pratik bir hale getirilmesi, sektörümüzün yurt dışı bağlantılarında büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Bu sorunun çözümü için ilgili makamlarla iş birliği içinde çözüm arayışlarımız devam ediyor.

BAKANLIK TEMSİLCİLERİNDEN OLUŞAN BİR KURUL OLUŞTURULMALI
Sektörel toplantılarda uzun süredir gündemde olan koordinasyon kurulunun nihayet bu yıl netlik kazanarak hayata geçirilmesini büyük bir heyecanla bekliyoruz. Küçük düzenlemeler ve yönetmelik değişiklikleriyle çözülebilecek sorunların bu kurul sayesinde hızlıca sonuca ulaşması sektörümüz için hayati önem taşıyor. Aracımız yolda seyrederken muhatabımız Ulaştırma Bakanlığı; yetki belgelerimizi onlardan temin ediyoruz. Denetim görevini İçişleri Bakanlığı üstlenirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise personelin SGK süreçlerini kontrol ediyor. Maliye Bakanlığı işin mali boyutunu ele alırken Turizm Bakanlığı taşıdığımız yolcuların niteliği ve standartlarını değerlendiriyor. Ancak zaman zaman bu bakanlıkların kendi yönetmeliklerinin ya da diğer bakanlıkların düzenlemeleriyle çakıştığı durumlarla karşılaşıyoruz. İlgili bakanlıklar ve sektör temsilcilerinden oluşan bir koordinasyon kurulu pek çok problemi çok daha hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulacaktır.

BELGE KARMAŞASI ARTIK SON BULMALI
Turizm taşımacılığında en büyük sorun İstanbul’da yaşanıyor. Ulaştırma Bakanlığından aldığımız ulusal yetki belgesiyle ülkenin her köşesine sorunsuz ulaşabiliyoruz; ancak iş İstanbul’a gelince işler tamamen karmaşık bir hâl alıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kanunun kendisine tanıdığı yetkilere dayanarak bizden ayrıca bir izin belgesi talep ediyor. Bu belgeyi alabilmek için yerine getirilmesi gereken pek çok şart var ve bu şartları karşılayamazsanız izin belgesi alamıyorsunuz. Belgesiz taşıma yapmak ise kaçak ya da korsan taşımacılık olarak nitelendiriliyor. Tüm gerekli belgeleri almayı başarsanız dahi bu kez şoförler için ayrı bir şoför kartı alma zorunluluğu karşınıza çıkıyor.

Ulaştırma Bakanlığı, şoförlere zaten gerekli yetki belgelerini (örneğin SRC) vermişken Büyükşehir Belediyesi bu belgeleri yeterli görmeyerek kendi sistemine kayıtlı başka bir şoför kartı talep ediyor. Ulusal düzeyde geçerliliği olan SRC belgesi bile İstanbul Belediyesi nezdinde kabul görmüyor. Tüm bu zorlukları aşarak işlerimizi yürütebildiğimiz bir dönemin ardından 2024 yılının ikinci yarısında karşımıza denetimlerde yeni bir belge daha, Sosyal Etkinlik Belgesi, çıktı. Bu belgeyi almayan araçlar içinde Türk yolcu varsa “turistten sayılmaması” sebebi ile trafikten men ediliyor. Yani “turist” in yanımı değişti ve bizler orayı kaçırmışız, “turist” dediğin yabancı oluyormuş. İşin trajikomik yanı bu belgenin çıkış amacı fabrikaların veya işyerlerinin personelini piknik gibi etkinliklere taşımak için servis araçlarına hizmet imkanı sağlanmasıydı. Şimdi aracınızda Türk vatandaşı yolcu varsa bu belgeyi almak zorundasınız; yabancı uyruklu yolcu taşıyorsanız ise böyle bir zorunluluk bulunmuyor.

Turizm taşımacılığıyla hiçbir ilgisi olmayan bir belge yüzünden aracımız içinde yolcu olmasına rağmen ve tüm evrakları tam olduğu halde 30 gün trafikten men edildi ve dava sürecimiz hâlen devam ediyor. Bu karmaşık belge talepleri ulusal düzeyde geçerliliği olan belgelerimiz varken yerelde başka prosedürlerle uğraşmamızı zorunlu kılıyor. Belediyelerin, turizm araçlarını servis taşımacılığı kategorisine dahil etmesi ise sorunun bir diğer boyutunu oluşturuyor. Turizm taşımacılığı ile servis taşımacılığının hiçbir bağlantısı yokken işini doğru yapan turizm taşımacıları bu yanlış yorumlamaların cezasını çekiyor. “İzahı olmayanın mizahı olur” sözünü tam anlamıyla hak eden bir durumla karşı karşıyayız. Zira Derya Tur’a ait bir araç ulusal yetki belgesiyle Fransa’nın göbeğinde Eyfel Kulesi önünde rahatlıkla turistik hizmet verebiliyor; ancak aynı araç Sultanahmet’te gerekli belgeler eksik olduğu iddiasıyla çekici üzerinde trafikten men ediliyor. Bir başka sorun ise yol belgelerinin araç sahiplerine düzenlenmesi. Örneğin, Aker Otobüs İşletmesi bünyesinde D2 yetki belgesine sözleşmeli bir araç eklediğimizde bu aracın tüm sevk ve idaresi bize geçiyor. Bu süreci belgeleyerek Ulaştırma Bakanlığına bildiriyoruz ve araç kiralama süreci boyunca tüm sorumluluk bizim üzerimizde oluyor ancak İstanbul Belediyesi, kiralayanı görmezden gelerek belgeyi araç sahibine düzenliyor.

Bu durum araç sahibinin belediyeden aldığı belgeyle başka işlerde çalışmasına olanak tanıyor. Kanunen bu araç yalnızca bizim işlerimizi yapmalı; fakat belediyenin düzenlediği belge araç sahibine bağımsız hareket etme yetkisi sağlıyor. Böyle bir durumda olası bir kazada veya hukuki sorumluluk gerektiren bir olayda yükümlülük müteselsilen bizde de oluyor. Halbuki araç bizim bilgimiz dışında başka işler yapabilir hale geliyor. Bu düzensizliklerin bir an önce sona ermesi gerekiyor. Eğer bir aracı kiralamışsak sözleşme süresi boyunca o aracın yalnızca bizim işlerimizde kullanılmasını sağlamak için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Aksi hâlde, turizm taşımacılığı hem sektör olarak hem de itibar açısından sürekli geri gitmeye mahkûm kalacaktır.

UTTS SİSTEMİ DOĞRU UYGULANABİLİRSE FAYDALI OLACAKTIR
Bir diğer önemli sorun ise belge kiralamalarıdır. Ne yazık ki sektörün büyük kısmı yalnızca fiyat odaklı çalışma ile karşı karşıya kalıyor. Bu durum iş görüşmelerinin daha en başında "Kaç paraya çalışacaksın?" sorusuyla başlamasına neden oluyor ve sektördeki kalite anlayışını ciddi şekilde zedeliyor. Halbuki taşıma yönetmeliğinin çıkış amacı sektörün kurumsallaşma sürecini desteklemekti. Ancak sitem içerisinde yatırım yaparak güçlü kurumsal yapıyı destekleyen ve geliştiren firmalar günün sonunda sadece belge kiralayarak piyasada teklif verenler ile rekabet etmek durumunda kalıyor. Bana göre bu tür belge kiralamaları ve düşük fiyatla iş alımlarına karşı UTTS etkili bir çözüm sunabilir. Sözleşmeli ve yetki belgesine kayıtlı araçların UTB bilgileri yetki belgesi sahibi firmaya ait olma zorunluluğu getirilmeli, bu belge kiralamanın önüne bir engel olacaktır. Böylelikle sektörde hem adil bir rekabet ortamı sağlanmış olur hem de nitelikli hizmet sunumunun önü açılır. Bu tür bir düzenleme sektörün itibarını korumak ve işin ciddiyetini artırmak adına hayati bir adım olacaktır.

TUİDER, KİŞİLERİN TEMSİL ETTİĞİ DEĞİL KİŞİLERİN TEMSİL EDİLDİĞİ BİR DERNEK
TUİDER, sektöre taze bir soluk getiren çiçeği burnunda derneğimizdir. Türkiye genelinde yaşanan sorunları masaya yatırmak, bu sorunları dillendirmek ve sektörün güçlü bir şekilde temsil edilmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Tekerleği dönen ve yetki belgesine sahip her tarifesiz taşımacının kapısını çalabileceği, kucaklayıcı bir anlayışla hareket eden TUİDER şu ana kadar gerçekleştirdiği temaslarla kuruluş amacına emin adımlarla ilerlediğini göstermiştir. Derneğimizin en büyük gücü bünyesinde yer alan ve sektördeki zorlukları yakından tanıyan, yapılması gerekenleri bilen, işinin ehli şirketlerden oluşmasıdır. Ancak TUİDER’i asıl farklı ve özel kılan kişilerin temsil ettiği değil, kişilerin temsil edildiği bir dernek olmasıdır. Bu yaklaşım adalet ve ortak akıl temelinde sektörü daha ileriye taşımak için güçlü bir zemin sunmaktadır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.